Anasayfa / Son Dakika / Yukarı Tekke Kayalıkları Kapsamlı Projeyle Koruma Altında

Yukarı Tekke Kayalıkları Kapsamlı Projeyle Koruma Altında

SİVAS’ın en önemli inanç turizmi ve manevi merkezlerinden olan Yukarı Tekke Kayalıkları, zamana, erozyona ve asayiş risklerine karşı kapsamlı bir projeyle koruma altına alınıyor. Kent merkezinde yer alan, Emeviler döneminin ünlü komutanı Abdulvahap Gazi’nin türbesi ile tarihi mezarlıkları barındıran 52 metre yüksekliğindeki sembolik alanda yürütülen kaya ıslahı ve zemin güçlendirme çalışmalarında yüzde 90 fiziki ilerlemeye ulaşıldı. AFAD Deprem ve Risk Azaltma Genel Müdürü Prof. Dr. Orhan Tatar, “Mart ayında fiilen başlayan projemizi, eylülde tamamlamak istiyoruz” dedi.

Kentin manevi ve ikonik simgelerinden Yukarı Tekke bölgesinde, iklim değişikliği ve aşırı yağışlar nedeniyle artan kaya düşmesi riskine karşı başlatılan ‘Yukarı Tekke Kaya Islah Projesi’nde sona yaklaşılıyor. AFAD Başkanlığı koordinasyonunda, Sivas Valiliği, İl Özel İdaresi, Sivas Belediyesi ve DSİ 19’uncu Bölge Müdürlüğü iş birliğiyle yürütülen projede, erozyon ve aşınma nedeniyle kayma ve düşme riski barındıran şevler, uzman ekipler tarafından temizlendi. Projede görev alan endüstriyel dağcılar halatlarla tutundukları kayalıkların yüzeyine özel çelik tel örgüler çekti. Çökme riski bulunan kütleler, bu özel çelik ağlar sayesinde kontrol altına alınıp, zemin kademeli kaya dolgu yöntemleriyle sağlamlaştırıldı. Özellikle cuma günleri ibadet etmek isteyenlerin yoğunluk oluşturduğu alanda yapılacak çalışma ile kayalıkların çökme tehlikesi ortadan kaldırılacak.

Geçmiş yıllarda ve yakın dönemde de sıklıkla intihar vakalarının yaşandığı kayalıklarda, bu riskin de bertaraf edilmesi için gerekli düzenlemeler yapılacak. Kayalıklardaki çalışmalarının tamamlanmasının ardından, üzerinde bulunan Abdulvahabi Gazi Camisi ve çevresi de restore edilecek.

AFAD Deprem ve Risk Azaltma Genel Müdürü Prof. Dr. Orhan Tatar ve projenin teknik danışmanı Kapadokya Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Candan Gökçeoğlu, yerinde inceleme yapıp, yürütülen çalışmalar hakkında açıklamalarda bulundu.

‘EYLÜL AYINDA TAMAMLAMAYI HEDEFLİYORUZ’

Yukarı Tekke bölgesinin Sivas için değerini vurgulayan Prof. Dr. Orhan Tatar, son yıllarda değişen iklim koşulları, aşırı yağışlar ve yoğun kar yağışı nedeniyle bölgenin ciddi risk altında olduğunu belirtti. Civardaki yerleşim alanları ve kamu binalarının tehdit altında olması sebebiyle harekete geçtiklerini ifade eden Tatar, “2025 yılının başından itibaren burada nasıl bir proje yürütüleceğini istişare ettik. Mart ayında fiilen başlayan projemizi, büyük bir ihtimalle eylül ayı içerisinde tamamlamak istiyoruz” dedi.

Projenin farklı mühendislik yöntemlerini bir arada barındıran ‘hibrit’ bir model olduğunu ifade eden Prof. Dr. Tatar, teknik detayları şu sözlerle aktardı:

“Önümüzde taban oturumu yaklaşık 7,50 metre, üst genişliği 4,20 metre ve yüksekliği 7,5-8 metreyi bulan, 100 metreyi aşkın uzunlukta devasa bir gabion duvar var. Esas ana koruyucu yapımız bu. Kayaların düşmesini engellemek için çelik örgü ve bohçalama yöntemleri de uyguladık. Çalışmalar sırasında alanda ‘jips’ (alçı taşı) yapısından kaynaklı obruk ve boşluklar tespit ettik. Buralarda epoksi uygulamasıyla güçlendirme yaptık. Serbest haldeki riskli parçaları ise taşlama yoluyla temizledik.”

TARİHİ CAMİ SENSÖRLERLE İZLENECEK

Bölgenin üst kısmında yer alan tarihi ve manevi değeri yüksek Abdulvahabi Gazi Camisi’nin güvenliğinin de öncelikleri olduğunu belirten Prof. Dr. Tatar, “Cami bölgesinde kayaların sağlamlaştırılması için ankraj sistemleri kuruluyor. Projenin en son aşamasında ise cami ve çevresindeki müştemilata sensörler yerleştireceğiz. Bu sensörler vasıtasıyla olası en ufak bir deformasyon veya hareketlilik 7/24 kesintisiz olarak izlenebilecek. Estetiğe de önem veriyoruz; sarmaşıklandırma veya aydınlatma gibi seçenekleri istişare ediyoruz ama önceliğimiz teknik sağlamlık ve güvenliktir” diye konuştu.

Prof. Dr. Tatar, projeye destek veren İçişleri Bakanlığı, AK Parti TBMM Grup Başkanı Abdullah Güler, Sivas Valiliği, Sivas Belediyesi, İl Özel İdaresi ve emeği geçen tüm kurumlara teşekkür etti.

‘ÇİMENTOYA DÜŞMAN BİR KAYA YAPISIYLA MÜCADELE EDİYORUZ’

Projenin teknik danışmanlığını üstlenen Prof. Dr. Candan Gökçeoğlu ise alanın manevi ve ikonik değerinden dolayı büyük sınırlamalar altında çalıştıklarını belirtti. İş makinesi sokmanın bile zor olduğu bölgede doğal engellerle de mücadele ettiklerini söyleyen Prof. Dr. Gökçeoğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Buradaki jips kayası, kalsiyum sülfat içerir ve eriyebilen bir yapıya sahiptir. Suyu görünce erir. Daha da kötüsü, çimentoya karşı son derece düşman bir malzemedir. Görünmez alanda çimento kullansanız bile onu paramparça eder ve tutmaz. Bu yüzden son derece güçlükleri olan bir projeydi. Estetiği bozmadan riski azaltmak adına kağıt üzerinde 10-15 farklı proje alternatifi tartıştık ve sonunda bu modelde karar kıldık.”

Sahada çok zor şartlar altında çalışan teknik personele ve profesyonel dağcılara teşekkür eden Prof. Dr. Gökçeoğlu, Ankara-Sivas Yüksek Hızlı Tren projesinde de uzun yıllar çalıştığını hatırlatarak, “O dönem de çok laf edilmişti, ‘gecikti’ denmişti ama şimdi Sivas’a onunla geliyoruz. İnşallah, bu proje de bittiğinde Sivaslılar ‘Allah razı olsun’ diyecektir” diyerek sözlerini tamamladı.

Haberler.com’da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com’un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir