ABD ile İran arasındaki gerilim devam ederken Washington’da kritik bir toplantı gerçekleştirildi. CENTCOM Komutanı Amiral Brad Cooper, ABD Başkanı Donald Trump’a İran’daki savaşın mevcut seyri ve Amerikan ordusunun bölgedeki faaliyetleri hakkında bilgi verdi.
ABD merkezli Axios’un iki Amerikalı yetkiliye dayandırdığı habere göre, görüşmenin ana gündem maddelerinden biri İran’a uygulanan deniz ablukasının etkileri oldu.
Cooper, ABD’nin Hürmüz Boğazı’ndan petrol tankerlerinin geçişini sağlamaya yönelik operasyonları hakkında Trump’ı bilgilendirdi. Amerikan ordusunun Hazine Bakanlığı ile koordineli yürüttüğü ekonomik baskı faaliyetleri de toplantıda ele alındı.
Beyaz Saray’daki görüşmede Trump’ın ulusal güvenlik ve ekonomi yönetiminden önemli isimler de hazır bulundu.
Toplantıya Savunma Bakanı Pete Hegseth, Hazine Bakanı Scott Bessent, Genelkurmay Başkanı Dan Caine, Başkan Yardımcısı JD Vance ve Beyaz Saray Özel Temsilcisi Steve Witkoff katıldı.
Görüşmenin ardından Beyaz Saray ve CENTCOM tarafından resmi bir açıklama yapılmadı.
Toplantının, ABD’de 3 Kasım’da gerçekleştirilecek ara seçimler sonrasında İran’a yönelik askeri operasyonların yeniden başlatılabileceği iddialarının gündemde olduğu bir dönemde yapılması dikkat çekti.
Axios’un ABD, İsrail ve bölgesel kaynaklara dayandırdığı haberinde, Washington ile Tahran arasında anlaşma sağlanamaması halinde ara seçimlerden kısa süre sonra İran’a yönelik geniş çaplı saldırıların yeniden başlayabileceği öne sürüldü.
Haberde, Amerikan yönetiminin olası askeri harekât için hazırlıklarını sürdürdüğü, ancak diplomatik çözüm ihtimalini de tamamen ortadan kaldırmadığı belirtildi.
İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir’in de hafta başında CENTCOM Komutanı Brad Cooper ile görüştüğü ve olası operasyon öncesindeki askeri koordinasyonu ele aldığı aktarıldı.

ABD’li ve İsrailli yetkililere dayandırılan iddialara göre, üzerinde çalışılan askeri seçenekler İran’daki çeşitli stratejik hedefleri kapsıyor.
Olası operasyonun yaklaşık bir hafta sürmesi ve İran’ın yönetim kadrosu, enerji tesisleri, nükleer tesisleri ile diğer kritik altyapı noktalarına yönelik saldırılar içermesi ihtimali üzerinde durulduğu belirtildi.
Ancak söz konusu planlara ilişkin resmi bir karar açıklanmadı.
Washington yönetiminin askeri hazırlıklarını sürdürürken Tahran üzerindeki ekonomik baskıyı artırmaya çalıştığı ifade edildi.
ABD Başkanı Donald Trump, İran’la arabulucular üzerinden görüşmelerin devam ettiğini doğrularken müzakerelerin sonucuna ilişkin kesin bir değerlendirmede bulunmadı.
Trump, İran meselesinin çözüme kavuşturulması gerektiğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“İşi bitirmemiz gerekiyor, ya bir anlaşmayla ya da başka bir yolla. Müzakerelerin başarılı olup olamayacağını göreceğiz.”
Trump’ın açıklaması, Washington’ın diplomatik çözüm arayışını sürdürmesine rağmen askeri seçeneği masada tutmaya devam ettiği şeklinde değerlendirildi.
Bölgede yeni bir çatışmanın önlenmesi amacıyla Katar öncülüğünde yürütülen diplomatik girişimlere Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan da destek veriyor.
ABD ile İran arasındaki müzakereleri yeniden başlatmayı hedefleyen girişimde, tarafların karşılıklı taleplerini karşılayabilecek bir formül üzerinde çalışıldığı bildirildi.
Basına yansıyan bilgilere göre Katar, İran’ın bazı Amerikan yaptırımlarının hafifletilmesi karşılığında Birleşmiş Milletler denetçilerinin saldırılarda zarar gören nükleer tesislere yeniden erişimine izin vermesini öngören bir öneri hazırlıyor.
Arabulucuların temel hedefi, İran’ın nükleer programı ve ABD’nin uyguladığı ekonomik yaptırımlar konusundaki anlaşmazlıkları gidermek.

Müzakerelerin önündeki en önemli engellerden biri, İran’ın zenginleştirilmiş uranyum stoklarının geleceği.
ABD yönetimi, Tahran’ın zenginleştirilmiş uranyum stokundan vazgeçmesini isterken İran tarafı deniz ablukasının kaldırılmasını ve dondurulan varlıklarının serbest bırakılmasını talep ediyor.
Arabulucuların, tarafların bu konulardaki görüş ayrılıklarını azaltacak yeni öneriler üzerinde çalıştığı belirtiliyor.
Katar’ın ayrıca ABD Başkan Yardımcısı JD Vance tarafından İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Muhsin Rızai’ye gönderilen bir mektubu Tahran yönetimine ilettiği öne sürüldü.
Mektupta müzakerelerin yeniden başlatılması önerilirken İran’ın nükleer programının görüşmelerin temel başlıklarından biri olması gerektiğinin vurgulandığı aktarıldı.
ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack da İran ile yürütülen diplomatik temaslara ilişkin dikkat çekici açıklamalarda bulundu.
CNN’e konuşan Barrack, ABD ile İran’ın gerilimi düşürecek bir anlaşmaya “çok yakın” olduğunu söyledi.
Kapsamlı bir çözümün kısa sürede sağlanamayabileceğini belirten Barrack, tarafların en azından çatışmaların şiddetini azaltacak geçici bir uzlaşmaya ulaşabileceğini ifade etti.
Barrack’ın açıklamaları, askeri operasyon iddialarının gündemde olduğu bir dönemde diplomatik çözüm ihtimalinin hâlâ sürdüğünü ortaya koydu.

Washington yönetiminin İran konusunda nasıl bir yol izleyeceği henüz netleşmedi.
Bir yandan askeri hazırlıkların sürdüğü iddiaları gündeme gelirken diğer yandan Katar öncülüğündeki diplomatik temaslarla yeni bir anlaşmanın zemini aranıyor.
3 Kasım’daki ara seçimlerin ardından ABD’nin İran politikasında nasıl bir adım atacağı, bölgedeki güvenlik dengeleri ve küresel enerji piyasaları açısından yakından takip edilecek.
NE PAHASINA OLURSA OLSUN İSLAM ÜLKELERİNİN NÜKLEER SİLAHLARA SAHİP OLMASI ENGELLENMELİ.
Haberler.com’da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com’un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.




