Katar Dışişleri Bakanlığından Sorumlu Devlet Bakanı Muhammed bin Abdulaziz el-Huleyfi, uluslararası topluma, arabuluculuk faaliyetlerini yürütenlerin korunması için daha sıkı kurallar ve güçlü yasal güvenceler geliştirilmesi çağrısında bulundu.
İsviçre’nin Cenevre kentinde düzenlenen Cenevre Barış Forumu’nun açılış oturumunda konuşan Huleyfi, Katar’ın arabuluculuk deneyimlerine dikkati çekerek, barış çabalarına yönelik arabuluculuk faaliyetlerinin ilke ve kurallara dayalı yürütülmesinin her zamankinden daha önemli hale geldiğini belirtti.
Huleyfi, arabuluculuğun yalnızca tarafları aynı masada buluşturmaktan ibaret olmadığını vurguladı.
Sürecin güven, tarafsızlık, gizlilik, kapsayıcılık ve anlaşmazlıkların barışçıl çözümüne bağlılık gerektirdiğini belirten Huleyfi, şunları kaydetti:
“Uluslararası toplum, arabulucuları korumak için daha güçlü yasal güvenceler geliştirmeli. Arabulucular ise çatışmanın bir parçası olmamalı.” ifadelerini kullandı.
Huleyfi, bu ilkelerin yalnızca teoride kalmadığını, tarafların barış için risk almasına, uzlaşma yollarını değerlendirmesine ve anlaşma ihtimalinin düşük görüldüğü durumlarda bile müzakereleri sürdürmesine imkan sağlayan somut koşullar olduğunu kaydetti.
“Diyalog zorlaştıkça arabuluculuğa duyulan ihtiyaç artıyor”
Günümüzde devam eden savaşların nadiren kesin bir barış ile sonuçlandığına ve kalıcı şekilde çözüme kavuşturulduğuna dikkati çeken Huleyfi, “Barışın kapısı daraldı, anlaşmanın kapısı ise neredeyse kapanmak üzere. Arabuluculuk, bu kapıyı açık tutmamızı sağlayan araçtır. Bu nedenle arabuluculuk için gerekli alanın korunması zorunludur.” dedi.
Katar’ın karşı karşıya kaldığı baskıların arabuluculuk konusundaki kararlılığını zayıflatmadığını aksine güçlendirdiğini dile getiren Huleyfi, “Diyalog zorlaştıkça arabuluculuğa duyulan ihtiyaç artıyor. Arabuluculuğu düzenleyen ilke ve kurallar kırılganlaştıkça bunları savunma sorumluluğumuz da büyüyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Birleşmiş Milletlerin (BM), arabuluculuk faaliyetleri tehdit altında olduğunda bunları savunmaya hazır olması gerektiğini vurgulayan Huleyfi, BM Şartı’nın 33. maddesinde müzakere ve arabuluculuğun anlaşmazlıkların barışçıl çözüm yolları arasında sayıldığını hatırlattı.
Huleyfi, uluslararası toplumu arabuluculuk faaliyetlerinin korunması için daha sıkı kurallar ve güçlü yasal güvenceler geliştirmeye çağırarak, “Arabuluculuğun korunması herkesin yararınadır. İnsanlardan savaşların sona erdirilmesine katkıda bulunmalarını istiyorsak onların güvenliğini sağlamaya da yardımcı olmalıyız.” diyerek sözlerini tamamladı.
Cenevre Barış Forumu
İsviçre’nin Cenevre kentinde 12-15 Ekim tarihlerinde düzenlenen Cenevre Barış Forumu, bu yıl “Barışı Seç” teması altında gerçekleştiriliyor.
Cenevre Barış İnşası Platformu (Geneva Peacebuilding Platform) tarafından, Cenevre Barış Haftası’nın devamı niteliğinde düzenlenen forum, siyasetçileri, uluslararası kuruluşların temsilcilerini, akademisyenleri ve sivil toplum kuruluşlarını bir araya getiriyor.
Dört gün sürecek forumda, çatışmaların önlenmesi, barış müzakereleri, arabuluculuk faaliyetleri, insan hakları, bölgesel güvenlik ve uluslararası işbirliği gibi konular ele alınıyor.
Forum, küresel çatışmaların çözümünde diyaloğun güçlendirilmesini ve kalıcı barışın sağlanmasına yönelik uluslararası işbirliğinin geliştirilmesini amaçlıyor.
Haberler.com’da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com’un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.


