İsrail’de 27 Ekim’de yapılacak seçimler öncesinde kamuoyu yoklamaları, ülkenin yeni bir siyasi kilitlenmeyle karşı karşıya kalabileceğini gösteriyor. Netanyahu’nun karşısında Eisenkot, Naftali Bennett ve Yair Lapid gibi isimler yer alıyor.
Netanyahu’nun en güçlü rakibi, eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot’un kurduğu Yashar Partisi. Eisenkot, 7 Ekim saldırısına ilişkin devlet soruşturması açılmasını ve ultra-Ortodoks gençlerin zorunlu askerliğe alınmasını savunuyor.
Yashar Partisi Lideri eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot
Eski başbakanlar Naftali Bennett ve Yair Lapid ise B’Yachad (Birlikte) adlı ortak listeyle seçime giriyor. Muhalefet bloğunda ayrıca Yair Golan liderliğindeki Demokratlar ile eski Savunma Bakanı Avigdor Liberman’ın Yisrael Beytenu Partisi yer alıyor. Netanyahu’nun bloğunda ise Likud’un yanı sıra Itamar Ben-Gvir’in Otzma Yehudit’i, Bezalel Smotrich’in Dini Siyonizm Partisi ile ultra-Ortodoks partiler Şas ve Birleşik Tora Yahudiliği bulunuyor.

Aşırı sağcı, ultra milliyetçi ve Kahanist Otzma Yehudit’in (Yahudi Gücü) Lideri ve Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir
Aşırı sağcı, ultra milliyetçi ve Kahanist Otzma Yehudit’in (Yahudi Gücü) Lideri ve Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir
İsrail’in üç büyük televizyon kanalının 23 Ekim’de yayımladığı son anketlerde Eisenkot’un Yashar Partisi 22-23 sandalyeyle birinci sırada yer aldı. Netanyahu’nun Likud Partisi 19-21, Bennett ve Lapid’in B’Yachad listesi 14-15 sandalyede kaldı.
Kanal 12’nin anketine göre Yashar 23, Likud 21, B’Yachad 15, Demokratlar 10, Ortak Liste 9, Yisrael Beytenu 8, Otzma Yehudit 8, Şas 8, Birleşik Tora Yahudiliği 7, Dini Siyonizm 6 ve Raam 5 sandalye kazanıyor. Kanal 13 ve kamu yayıncısı Kan’ın anketleri de benzer sonuçlar ortaya koydu. Israel Hayom gazetesi için Kantar’ın yaptığı ankette ise Yashar 23, Likud 21 sandalyede kaldı.
Ana akım anketlere göre muhalefet bloğu 52-56 sandalyeye ulaşırken, Netanyahu liderliğindeki blok 50 sandalyede kalıyor. İsrail vatandaşı Filistinlileri temsil eden Raam ile Hadaş, Taal ve Balad’dan oluşan Ortak Liste’nin toplamda 14-16 sandalye kazanması bekleniyor. Kan’ın anketinde Yoaz Hendel’in Yedekçiler ve Ekonomi Partisi 4 sandalyeyle meclise girerken, diğer anketlerde yüzde 3,25’lik barajın altında kalıyor.
Sağa yakın Kanal 14 ile i24NEWS’un anketleri ise Netanyahu bloğuna 61 sandalye veriyor. ABD merkezli Jewish Insider, bu anketlerin genel eğilimin dışında kaldığını, ancak bu anketleri yapan Direct Polls’un önceki seçimde en isabetli tahmini yapan şirket olduğunu hatırlattı.
Kanal 12’nin seçim öncesi son anketinde katılımcılara başbakanlığa kimin daha uygun olduğu soruldu. Eisenkot ile Netanyahu arasındaki karşılaştırmada katılımcıların yüzde 44’ü Eisenkot’u, yüzde 38’i Netanyahu’yu daha uygun buldu. Katılımcıların yüzde 14’ü iki ismi de uygun görmedi, yüzde 4’ü ise fikri olmadığını söyledi.
Netanyahu ile Bennett karşılaştırmasında iki isim yüzde 39’da eşit çıktı. Netanyahu ile Liberman arasındaki karşılaştırmada ise Netanyahu yüzde 40, Liberman yüzde 28 oy aldı.
Maariv gazetesi için Lazar Research’ün 14-15 Ekim’de yaptığı ankette de Eisenkot yüzde 48 ile Netanyahu’nun (yüzde 41) önünde yer aldı. Aynı ankette Netanyahu ile Bennett yüzde 43’te eşitlendi. Ankete katılanların çoğunluğu, seçimden net bir sonuç çıkmaması halinde yeni bir seçim yerine ulusal birlik hükümetini tercih ettiğini belirtti. Yeni seçimi tercih edenlerin oranı yüzde 27’de kaldı.
İki blok da anketlerin gösterdiği gibi yeterli çoğunluğa ulaşamaz ve kampanyalarında vaat ettikleri rotayı izlerse, seçimlerin yenilenmesi en kuvvetli ihtimal olarak görülüyor. 2019-2022 arasında 4 yılda 5 kez sandığa giden İsrail’de, benzer bir tablonun yeniden ortaya çıkabileceği değerlendiriliyor. İsrail Demokrasi Enstitüsü’nün anketine göre de kilitlenme durumunda İsrailli Yahudilerin yüzde 35’i, Arapların ise yüzde 46’sı seçimlerin yenilenmesini tercih ediyor.
Seçimlerin ardından Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, parti liderleriyle görüşerek muhtemelen birinci çıkan partinin liderine hükümeti kurma görevi verecek. Görevi alan lider ek sürelerle birlikte 6 hafta içinde hükümeti kuramazsa, ikinci bir lidere 4 hafta süre tanınacak. O da başarısız olursa 3 hafta içinde 61 milletvekilinin imzasıyla bir koalisyon kurulması beklenecek. Hükümet yine kurulamazsa meclis feshedilecek ve seçimler 3 ay içinde yenilenecek.
Bu senaryoda yolsuzluk davaları nedeniyle koltuğunu bırakmak istemediği gerekçesiyle eleştirilen Netanyahu, fiilen görevine devam edecek ve ülkeyi 2027’nin ilk yarısında yeniden seçime götürecek. Netanyahu’nun bu süreçte daha sert politikalar izleyebileceği ve bölgedeki tansiyonu yükseltebileceği yorumları yapılıyor.
Netanyahu, “muhalefet bloğunun Arap partileriyle koalisyon kuracağı” iddiasını kampanyasının merkezine yerleştirirken, Likud kampanya boyunca “Ya sağ, ya Filistin” sloganını kullandı. Eisenkot ise Arap partileriyle birlikte hareket etmeyeceğini ve hükümeti döneminde Filistin devletinin kurulmayacağını söyleyerek savunma pozisyonuna geçti. Liberman başta olmak üzere muhalefet bloğundaki bazı sağcı siyasetçiler de Filistinlilerle aynı masaya oturmayacaklarını açıkça belirtti.
Raam lideri Mansur Abbas, 2021’de olduğu gibi koalisyona katılmaya açık olduğunu duyurdu. Ancak anketler Raam’ın desteğinin yetmeyebileceğine işaret ediyor. Ortak Liste ise “aşırı sağcı hükümeti devirmek için dışarıdan destek verebileceğini” belirterek kapıyı açık bıraktı. Eisenkot ve müttefiklerinin tutumlarını sürdürmesi halinde bu ihtimalin gerçekleşmesi zor görünse de, Arap partilerin mecliste kilit konumda olmayı sürdüreceği değerlendiriliyor.
Netanyahu’nun Temmuz 2026’da dile getirdiği, iktidar ve muhalefetten partilerin yer alacağı “ulusal birlik hükümeti” fikri son günlerin en çok konuşulan senaryosu oldu. İsrail basını, Cumhurbaşkanı Herzog’un da 2019-2020’de 11 ayda 3 seçim yaşanmasına benzer bir tablonun önüne geçmek için Netanyahu ile Eisenkot’un ortak hükümet kurmasını desteklediğini aktardı.
Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir de Netanyahu’nun kendisini devre dışı bırakmaya çalıştığını ve ulusal birlik hükümeti arayışında olduğunu iddia ediyor. Netanyahu ve Eisenkot böyle bir hükümeti amaçlamadıklarını söylese de bu ihtimal dışlanmıyor.
İsrail basınına göre olası bir Netanyahu-Eisenkot hükümetinde, Filistinlilere yönelik uygulamaları nedeniyle uluslararası tepki çeken Ben-Gvir yer almayacak, Smotrich’in durumu ise belirsiz. Eisenkot’un, rotasyon anlaşmalarında daha önce koltuğu ortağına bırakmayan Netanyahu’dan bu konuda güvence isteyebileceği, 7 Ekim’e ilişkin devlet soruşturmasının açılmasını ve yargı düzenlemelerinin durdurulmasını talep edebileceği öne sürülüyor. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik olası yeni saldırılarının da muhalefeti böyle bir hükümete zorlayabileceği belirtiliyor.
İktidar ve muhalefet kanadındaki siyasetçilerin söylemleri, seçim sonrasında Filistinlilere yönelik politikada önemli bir değişiklik olmayacağına işaret ediyor. Muhalefetin hükümet kurması halinde Filistinlilere yönelik baskının bir ölçüde hafifleyebileceği, ancak farklı üslup ve araçlarla süreceği değerlendiriliyor. Yeniden aşırı sağcı bir hükümetin kurulması halinde ise saldırıların ve baskıların artacağı öngörülüyor.
ASLA ILIMAN BİRİ GELMEZ…KATLİAMA DEVAM KİM GELİRSE GELSİN..DÜNYA DA SEYİRCİ KALMAYA DEVAM …BARİ MÜSLÜMAN ÜLKELER UYANSIN ..TEPKİ VERSİN
Netanyahu seçilse seçilse dünyanın en hain acımasız bebek katili seçilir.
O sandalyeleri ters çevirip dört kişi otursun tasarruflu kullansınlar
Haberler.com’da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com’un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.




