Rekabet Kurumu, eylülde fındık sezonunun başlamasıyla sektör genelinde başlattığı ön araştırmanın ardından soruşturma kararı aldı. Fındık piyasasına yönelik çalışmaları değerlendiren Küle, sektörün Kurumun yakın gözetiminde olduğunu belirtti.
Fındığın Türkiye’nin iç ve dış ticareti için stratejik bir değer taşıdığına işaret eden Küle, Türkiye’nin dünya fındık üretiminin yüzde 70’ini karşıladığını hatırlattı. Küle, “Başta Ordu, Giresun, Trabzon ve Düzce olmak üzere Karadeniz’in sarp yamaçlarında, yağmurda çamurda binbir güçlükle bahçesine bakan 400 bin civarında ailemiz geçimini doğrudan bu üründen sağlıyor. Fındık, o ailelerimizin evindeki ekmek, çocuklarının okul harçlığı ve bir yıllık umudu demektir. Dolayısıyla fındık, ekonomik boyutunun ötesinde sosyal ve insani boyutuyla da bizim kırmızı çizgimizdir” diye konuştu.
Kurum olarak fındık sektörüne her zaman büyük hassasiyetle eğildiklerini belirten Küle, pazarda adil ve etkin rekabeti korumak için sürekli sahada olduklarını vurguladı. Küle, yalnızca şikayet beklemediklerini, üreticinin hakkını korumak için resen sektör incelemeleri başlattıklarını ve taahhütlere uyum süreçleri gibi araçlarla piyasayı sürekli gözetim altında tuttuklarını söyledi.
Küle, üreticinin mağdur edilmemesi için attıkları en kritik adımlardan birinin, fındık alım pazarının en büyük alıcısı Ferrero’nun bu gücünü kötüye kullandığı iddiasıyla 2023-2024 yıllarında yürüttükleri soruşturma olduğunu belirtti. Küle, şunları kaydetti:
“Bu soruşturmada Ferrero’nun pazardaki davranışlarını en ince ayrıntısına kadar inceledik. Soruşturma sürecinde, pazarda hakim durumda bulunduğu değerlendirilen Ferrero bir taahhüt başvurusunda bulundu. Rekabet Kurulu olarak söz konusu taahhütlerin pazardaki mevcut rekabetçi endişeleri gidereceği sonucuna ulaştık.”
Şirketin 2024, 2025 ve 2026 fındık alım sezonları için sunduğu taahhütlerin kabul edilerek Ferrero için bağlayıcı hale getirildiğini hatırlatan Küle, şöyle konuştu:
“O günden bugüne Ferrero’nun tüm adımlarını ve taahhütlere uyup uymadığını anbean izliyoruz. Üreticimizin içinin rahat olması adına bir kez daha altını çizmek isterim. Ferrero’nun taahhütlere uymadığını veya taahhütleri dolanmaya çalışarak çiftçimizi mağdur ettiğini tespit etmemiz durumunda, şirkete çok ağır idari para cezası verilmesi gündeme gelecektir.”
Fındık üreticisinin emeğini tedarik zincirinin her halkasında korumayı amaçladıklarını belirten Küle, Ferrero kararının ardından sektörü Ordu’dan Giresun’a, Düzce’den Trabzon’a tüm üretim havzalarında, köydeki alımdan fabrikaya kadar takip etmeyi sürdürdüklerini bildirdi. Küle, tedarik zincirinin tüm aşamalarını bölgesel ve yerel ölçekte değerlendirdiklerini belirterek, “Çiftçimizin aleyhine gelişen rekabet sorunlarına karşı anında resen incelemeler başlattık” dedi.
Küle, teşebbüslerin 2024’te kendi aralarında anlaşarak fındık alım ve satım fiyatlarını belirledikleri iddiasıyla iki ayrı soruşturma yürüttüklerini hatırlattı. Uzlaşma süreci sonunda Trabzon’da faaliyet gösteren 21 ve Düzce’de faaliyet gösteren 10 teşebbüse para cezası verildiğini belirten Küle, yerel düzeyde de olsa kimsenin bir araya gelerek üreticinin fiyatını belirlemesine izin vermeyeceklerini ifade etti.
Bu yıl sezonun başlamasıyla, fiyatların serbest ve adil şekilde oluşup oluşmadığını denetlemek için eylülde sektör genelinde ön araştırma başlattıklarını anlatan Küle, “Karadeniz’in batısından doğusuna kadar bölgede faaliyet gösteren başlıca teşebbüslerde kapsamlı yerinde incelemeler gerçekleştirdik. Elde ettiğimiz bilgi ve belgeler neticesinde, fındık alım-satım pazarının önde gelen 6 büyük teşebbüsü hakkında ciddi rekabet ihlali şüphesiyle 22 Ekim’de soruşturma açtık” diye konuştu.
Soruşturmayla doğrudan üreticinin refahını ilgilendiren iki temel şüphenin üzerine gittiklerini belirten Küle, şu değerlendirmede bulundu:
“Soruşturmada, şu sorulara net cevaplar arıyoruz. Birincisi, ‘Pazarın en büyük alıcısı ile sahadaki yerel ve orta ölçekli alıcılar arasında fiyatları düşürmeye yönelik bir bağlantı var mı?’ Yani yerel alıcılar, büyük alıcının kontrolü ve yönlendirmesiyle fiyatları baskılayıp üreticiyi ucuza satış yapmaya mı zorluyor? İkincisi, ‘Pazarda birbiriyle rekabet etmesi gereken alıcılar, el altından anlaşarak ortak fiyat mı belirliyor?’ Yani çiftçimiz ürününü satmak için hangi kapıya giderse gitsin, önceden kararlaştırılmış aynı düşük fiyatla karşılaşıp çaresiz mi bırakılıyor? Açtığımız bu soruşturmadan temel beklentimiz, fındık fiyatlarının masa başındaki anlaşmalarla değil, piyasanın kendi doğal akışı içinde, adil ve serbest rekabet ortamında oluşmasını sağlamaktır.”
Çiftçilerin yalnız olmadığını vurgulayan Küle, fındığın gerçek değerini bulması ve geçimini bu ürüne bağlamış 400 bin ailenin emeğinin karşılığını alabilmesi için tüm yasal araçları ve yetkileri sonuna kadar kullanmaya kararlı olduklarını söyledi. Küle, şu ifadeleri kullandı:
“Alım yaptıkları fındığın fiyatlarını suni şekilde düşürmek isteyen, ürünü daha ucuza satın almayı hedefleyen ve bunun için rekabeti ihlal etmeyi göze alan kim varsa karşısında bizi bulacaktır. Açtığımız soruşturmayı bu kararlı iradeyle yürüteceğiz. Açıkça söylüyorum, incelemelerimiz sürecinde çiftçimizi mağdur eden, rekabeti ihlal eden ilave teşebbüsler tespit etmemiz durumunda onları da tereddütsüz soruşturmaya dahil edeceğiz. Değerli üreticimizin emeğinin karşılığını bulması için sektörü sıkı bir şekilde takip etmeye ve sonuna kadar çalışmaya devam edeceğiz.”
laf var icraat yok .üretiiyi bitirdiniz
Haberler.com’da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com’un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.




