(ANKARA) – EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, İSİG Meclisi’nin verilerine göre geçen ay 226, yılın 8 ayında ise en az bin 509 işçinin hayatını kaybettiğini belirterek, “İnsanca yaşam ve insanca çalışma koşulları için bu saldırı dalgasına karşı mücadeleden başka yol yoktur. İşçi sınıfı ve emekçilere karşı el birliğiyle sürdürülen bu saldırılara karşı işçi ve emekçiler olarak mücadelelerimizi ortaklaştırmamız gerekiyor” dedi.
Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan, yaptığı yazılı açıklamada, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi’nin hayatını kaybeden işçilere ilişkin verilerini değerlendirdi. Ölümlerin “kader” ya da “kaza” olmadığını savunan Aslan, işçilerin yaşamını yitirmesinin çalışma koşulları ve alınmayan önlemlerle bağlantılı olduğunu ifade etti.
Aslan, işçilerin güvenliğinin ve sağlığının “fazladan maliyet” olarak görülmesinin yanı sıra hükümetin güvencesiz çalışma biçimlerini yaygınlaştırdığını ve işçi sağlığı ve güvenliği denetimlerini piyasalaştırdığını öne sürdü.
Yeni Orta Vadeli Program’da (OVP) “yeni nesil çalışma” adı altında esnek ve güvencesiz çalışmanın daha fazla yaygınlaştırılmasının planlandığını savunan Aslan, bunun işçi ve emekçiler açısından daha fazla yoksulluk ve iş cinayeti anlamına geleceğini belirtti.
ORTAK MÜCADELE VURGUSU
Aslan, “İnsanca yaşam ve insanca çalışma koşulları için bu saldırı dalgasına karşı mücadeleden başka yol yoktur. İşçi sınıfı ve emekçilere karşı el birliğiyle sürdürülen bu saldırılara karşı işçi ve emekçiler olarak mücadelelerimizi ortaklaştırmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Aslan, şunları kaydetti:
“İşçi sağlığı sistemi kamusal, bağımsız ve işçi denetimine açık hale getirilmelidir. İşçi sağlığı ve güvenliği politikaları hükümet ve patron kontrolünden çıkarılmalıdır. Bu politikalar içerisinde sendika, meslek örgütleri ve üniversitelerin temsilcilerinin bulunduğu kamusal, bağımsız bir yapı tarafından yürütülmelidir. Çalışma alanlarında işçi temsilcilerinin çoğunlukta olduğu işçi sağlığı ve güvenliği komiteleri oluşturulmalı, temsilciler işçiler tarafından seçilmelidir. Esnek ve güvencesiz çalışma biçimleri yasaklanmalıdır. Ücretler aşağı çekilmeksizin haftalık çalışma süresi 5 gün ve 35 saat ile sınırlandırılmalıdır. Fazla mesai sınırları azaltılmalıdır. Çalışma süreleri, vardiya düzeni ve dinlenme aralarının belirlenmesinde işçiler söz sahibi olmalıdır. İş cinayetleri ve yaralanmalarda patronlar ve ilgili idari-siyasi sorumlular etkin bir şekilde soruşturulmalı, “bilinçli taksir” gibi kaza anlayışından çıkılarak “olası kast” ile yargılanıp cezalandırılmalıdır. Sendikal haklar güvence altına alınmalıdır.”
Haberler.com’da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com’un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.





