Diyanet’in bu haftaki cuma hutbesi Gazze’ye ayrıldı. Hutbede, Müslümanların tüketim gücüne dikkat çekilerek boykotun önemine vurgu yapıldı.
Hutbede, Gazze’de camilerin, evlerin, okulların ve hastanelerin bombalandığı, insanların evlerinden edildiği, bağ ve bahçelerin talan edildiği, iş yerlerinin yakılıp yıkıldığı ifade edildi. Hutbede, “Müslümanların kutsalları çiğneniyor; çocuklar, yaşlılar, kadınlar, engelliler, hasılı topyekün bir toplum, tüm dünyanın gözü önünde acımasızca katlediliyor” ifadelerine yer verildi.
Gazze’de yaşananların yalnızca Filistinlilerin maruz kaldığı bir felaket olmadığı, yeryüzündeki her insanın vicdanını, ahlakını ve onurunu sınayan tarihi bir sınav olduğu kaydedildi. Hutbede, “Gazze’de arşa yükselen feryatlar, adaleti, hakkaniyeti ve merhameti şiar edinen her insanın yüreğini dağlamaktadır. Dünyanın dört bir yanında, katliamın sona ermesi, sivillerin korunması ve yardımların ulaştırılması için seslerin ve tepkilerin yükselmesi ise vicdanların körelmediğini ve insanlığın ölmediğini göstermektedir” denildi.
Tarih boyunca zalimlerin kendilerini yenilmez sandığı, ancak hakkın galip geleceğini söyleyenlerin her zaman ortaya çıktığı belirtilen hutbede, Gazzeli bir çocuğun sözlerine de yer verildi. Çocuğun, “Evimizi yıkarsanız yenisini yaparız, okulumuzu yıkarsanız yenisini kurarız. Biz hiçbir yere gitmiyoruz” sözleri aktarıldı.
Zulmün sonsuza kadar sürmeyeceği vurgulanan hutbede, Bakara suresinden de alıntı yapıldı: “Zira zalimler ne kadar güçlü olurlarsa olsunlar Yüce Rabb’imizin hükmü kesindir: ‘…Nice az topluluklar, Allah’ın izniyle çok kalabalık topluluklara galip gelmiştir. Allah sabredenlerle beraberdir.’”
Hutbede, Gazze’deki direnişe ve Müslümanların sorumluluklarına değinildi. Tüketim gücü ve boykotun önemine dikkat çekilen hutbede şu ifadeler kullanıldı:
“ Gazze, insanlığın izzet sancağını göğe yükselten tarihi bir direnişin adıdır. Oradaki kardeşlerimiz, evlatlarının acısıyla, canlarının endişesiyle ve yurtlarının yerle bir edilmesiyle sınavdayken, bizler de duruşumuzla ve duyarlılığımızla imtihana tabi tutulmaktayız. Gazzeli kardeşlerimizin imtihanı sabretmekse bizim imtihanımız unutmamak, onların imtihanı direnmekse bizim imtihanımız duyarlı olmak, onların imtihanı yoklukla mücadeleyse bizim imtihanımız imkanlarımızı onlarla paylaşmaktır. Bununla beraber, sahip olduğumuz tüketim gücünü de hafife almamak, boykotu gelip geçici bir tepki değil, zulme karşı bilinçli ve ahlaki bir tavır olarak görmektir.”
Hutbe, Nisa suresinden yapılan alıntının ardından şu sözlerle sona erdi: “Müslümanlar, ‘Onlara haksız bir saldırı yapıldığında elbirliğiyle kendilerini savunurlar’ ayetine icabet edip birbirlerinin yardımına koştuklarında Mescid-i Aksa ve Harem-i İbrahim Camii’ne saygısızlık yapan zalimler hezimete uğrayacak, başta Gazze ve Doğu Türkistan’daki kardeşlerimiz olmak üzere yeryüzündeki tüm mazlumlar felaha erecektir.”
Hadi ya, diyanet amerika ya bir şey söyleyebiliyor mu??esas şeytanın başı O, kul hakkı yemekten,faizlerden, Fonlardan bahsediyor mu
Haberler.com’da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com’un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.



