Anasayfa / Son Dakika / Batı Şeria’da Filistinliler 13 Gündür Abluka Altında

Batı Şeria’da Filistinliler 13 Gündür Abluka Altında

Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırıları ve ablukasının ardından İsrail ordusunun “kapalı askeri bölge” ilan ettiği işgal altındaki Batı Şeria’nın Nablus kentine bağlı Kusra beldesindeki 3 evde yaşayan Filistinliler, 13 gündür maruz bırakıldıkları hapis hayatı ve zulmün sona ermesini istiyor.

Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler, sakinlerini yıldırıp terk etmeye zorlamak ve evleri gasbetmek amacıyla 9 Ağustos’ta Kusra’da Filistinlilerin yaşadığı 3 konutu abluka altına aldı; bahçesine çadır kurdukları evlere Filistinlilerin giriş-çıkışlarını, gıda, su ve elektriğe erişimlerini engelledi.

İsrail ordusu, 11 Ağustos’ta alanı “kapalı askeri bölge” ilan etti, Filistinli Yusuf Hasan’a ait eve el koyarak karakola dönüştürdü. Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin ardından şimdi de İsrail ordusu ablukayı sürdürüyor.

Evlerden birinin ABD vatandaşı Filistinli Luay Ebu Ridi’ye ait olması sebebiyle olay daha fazla gündeme gelirken, işgal altındaki Batı Şeria’da gasbedilen Filistin toprakları üzerine kurulan yasa dışı yerleşimlere verdiği destekle bilinen ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee, Filistin topraklarını gasbeden İsraillileri “terörist” olarak niteledi.

AA ekibi, giriş-çıkışların yasak olduğu kapalı askeri bölgeye girerek yerinde gözlem yaptı ve söz konusu 3 evden birinde yaşayan Filistinlilere mikrofon uzattı.

Filistinliler 13 gündür abluka altında saldırı korkusuyla yaşıyor

Önce Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin, ardından da yaşadıkları yeri “kapalı askeri bölge” ilan eden İsrail ordusunun ablukası altında kalan Filistinliler, dış dünya ile bağlantıları kesilmiş, her an saldırı korkusu içinde, adeta hapis hayatı yaşıyor.

Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler, 9 Ağustos’ta abluka altına aldıkları evlerin önünden birkaç gün önce ayrılsalar da hemen yandaki tepeye getirdikleri bir karavanda bekliyor; İsrail ordusunun kapalı askeri bölge ilan ettiği alanda ellerini kollarını sallayarak geziyor, Filistinlileri taciz etmeye devam ediyor.

İsrail ordusunun, uzaklaştırmak için herhangi bir girişimde bulunmadığı Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler, AA ekibi bölgedeyken de evlerin etrafında tur atıyordu. Bunu gören ABD vatandaşı Filistinli Luay peşlerinden koşarak onlara “Siz teröristsiniz.” diye bağırırken İsrail ordusu, yine olaya kayıtsız kaldı.

Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin ardından şimdi de İsrail ordusunun ablukası nedeniyle askeri bölge ilan edilen alanın dışına çıkamayan ve söz konusu üç evde hayatlarını sürdürmeye çalışan Filistinlilerin, beldede birkaç yüz metre ötedeki akrabalarını görmek bir yana, birbirlerinin evlerine dahi gitmeleri yasak.

Bölgenin girişine kontrol noktası kuran İsrail ordusu, giriş-çıkışlara izin vermiyor. Evlerin çevresinde, sürekli hareket halindeki askeri araçlardan bırakılan çok sayıda İsrail askeri bulunuyor. Askerler el konularak karakola dönüştürülen evde nöbet değişimi yapıyor. İsrail ordusu tepede bulunan bir yapıyı ise kışla gibi kullanıyor, askerler bölgeye otobüslerle intikal ediyor.

Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin ablukası sırasında Filistinliler, gıda, içme suyu, ilaç, şebeke suyu ve elektriğe ulaşmada büyük zorluklarla karşılaştı.

İsrail ordusunun kapalı askeri bölge ilanıyla Filistinliler, gıda ve içme suyu dahil İsrail Bölge Koordinasyon ve İrtibat Bürosu’yla koordinasyon sağlamadan hiçbir şeye ulaşamıyor. Elektrik ve şebeke suyu sorunu ise Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin evin önünde ayrılmasıyla çözülmüş görünüyor.

Filistinlilerin hapis hayatı yaşadıkları evlerinde, koordinasyon için taleplerini ilettikleri İrtibat Bürosu, bunları bazen gecikmeyle karşılıyor, bazen ise hiç yanıt vermiyor.

“Erzak ulaşmıyordu, kimse bize yiyecek getiremiyordu”

Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler, Ocak 2026’da bölgedeki evlerin 4-5 yüz metre yakınına çadır kurdu ve Luay’ın boş evine girip kapı ve pencereleri kırdı, Filistinlileri sürmek için bölgedeki elektrik ve suyu kesti. İsraillilerin gasp teşebbüsleri nedeniyle ABD vatandaşı kardeşi Luay’ın evine taşınan Kusay Ebu Ridi, 9 Ağustos sonrasında yaşadıklarını şöyle anlattı:

“Evimizin tam önüne bir çadır kurdular. Her şeyimizi kısıtladılar; artık evden çıkamaz, dışarı adım atamaz hale geldik. Erzak ulaşmıyordu, kimse bize yiyecek getiremiyordu, hatta çalışmak için aşağı bile inemiyorduk.”

Ordunun takviyesinin ardından Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin evin önünü terk ettiğini söyleyen Kusay, “Buna rağmen hala kuşatma altındayız ve hayatımızda hiçbir değişiklik yok. Yerleşimciler hala evin yanında yürüyorlar. Ordu ise müdahale etmiyor, onları uzaklaştırmıyor.” ifadelerini kullandı.

İsrail ordusunun “Filistinlileri korumak için geldiklerini” söylemesine karşın aslında Filistin topraklarını gasbeden İsraillileri koruduğuna dikkati çeken Kusay, “Eğer sorunu doğru bir şekilde çözmek istiyorlarsa, güney bölgesine, (Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin kurduğu kaçak sözde yerleşim) Esh Kodesh tarafına konuşlansınlar, yolları kapatsınlar ve onların bizim evlerimize gelmesini engellesinler. Gelip burada, evin kapısının önünde oturmak doğru değil.” diye konuştu.

“İsrail’de yaklaşan seçimlerin gölgesinde kimse onları (Filistin topraklarını gasbeden İsraillileri) oradan çıkaracak kararı alamıyor. Bütün bunların bedelini biz ödüyoruz. Onların seçimlerinin kurbanı olduk.” diyen Kusay, söylerini şöyle noktaladı:

“Komşularımız bizimle yaşıyor; ordu onların evine yerleştiği için onları yanımıza aldık, bizde kalıyorlar. Küçük çocukları var. Sürekli korku ve dehşet içindeler.”

“Ambulans giderken ve gelirken saldırdılar”

Evine İsrail ordusu tarafından el konularak karakola dönüştürülen ve bu nedenle ailesiyle Luay’ın evinde yaşamak zorunda Yusuf Hasan, annesi ve kardeşleriyle 20 metre ötedeki evin penceresine çıktıklarında iletişim kurabildiğini, yanlarına gitmek için İsrail ordusundan izin almaya çalıştığını, fakat başaramadığını dile getirerek “Tek iletişim kurma yolumuz bu (uzaktan seslenmek).” dedi.

Yusuf’un eşi Rukiye Hasan da, “(Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler) Gece gündüz bize yönelik pek çok saldırı gerçekleştirdi. Uykumuzdan eve atılan taşların sesleriyle dehşet içinde uyanıyorduk.” dedi.

Hastalanan kızını araca bindirip doktora götürme imkanından bile mahrum bırakıldığını ve irtibat bürosuyla koordinasyon sağladıktan sonra ambulansla kızını hastaneye götürebildiğini hüzünle anlatan Rukiye, “Ambulans giderken ve gelirken saldırdılar. İki buçuk günlük tedavinin ardından, yine koordinasyon sayesinde geri dönebildim.” diye konuştu.

“(Ablukanın ne zaman sona ereceğine dair) Kimse bana bir cevap vermiyor”

Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırılarının ardından ağabeyinin yerleştiği evine yurt dışından dönmeye karar veren ve geldikten sonra saldırıları azaltmak için evin çatısına büyük bir Amerikan bayrağı çeken ABD vatandaşı Filistinli Luay Ebu Ridi, “İsrail ordusu, burayı kapalı askeri bölge ilan etti, gerekçeleri sakinleri korumak ve yerleşimcileri uzaklaştırmaktı. Ancak yerleşimciler hala serbestçe dolaşıyor.” dedi.

Luay, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerle yaşadıklarını şöyle anlattı:

“Geldiğim ilk günün ertesi sabahı bir yerleşimci yanıma gelip buranın kendi arazisi olduğunu söyleyerek gitmemi istedi. Dün yine aynı yerleşimci bir ATV ile evimin önüne geldi. Bütün bunlar İsrail ordusunun gözü önünde yaşandı ve onlara hiçbir şey yapmadılar. Onları gözaltına almadılar, oradan uzaklaştırmadılar.”

İsrail ordusunun Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler yerine, bölge sakini Filistinlilere sorun çıkarıp hayatlarını zorlaştırdığına dikkati çeken Luay, “Komşumuzun evini ele geçirdiler, adamı zorla dışarı çıkardılar. Şimdi iki çocuğu ve eşiyle birlikte bizimle yaşıyor. Ailesi hemen 20 metre ötede oturuyor ama onlarla görüşemiyor bile.” diye konuştu.

83 yaşındaki annesini görme talebine İrtibat Bürosu’ndan bir türlü yanıt alamadığını aktaran Luay, bu durumun ne zaman sona ereceğine ilişkin soruya ise şöyle yanıt verdi:

“Ben de aynı soruları soruyorum. Bugün erken saatlerde İsrail ordusu sözcüsüne sordum, yanıt alamadım. ABD’nin İsrail Büyükelçiliği’ne bu konuda bir güncellemeleri olup olmadığını sordum, yanıt alamadım. Çadırın altında oturan askerlere sordum, hiçbir fikirleri yok. Kimse bana bir cevap vermiyor.”

Luay, ABD yönetiminin işgal altındaki Batı Şeria ve Filistin topraklarını gasbeden İsraillilere yönelik politikasına ilişkin soruyu ise Büyükelçi Huckabee’nin, yerleşimcilere “terörist” dediğini hatırlatarak, “Bu iyi bir adım, takdir ediyorum; ancak bu yeterli değil. Çünkü sahada hiçbir şeyi değiştirmedi. ABD hükümetinin yaptığı şeyler henüz bir işe yaramıyor. Koruma sağlanmasını talep ediyorum ve bunu ısrarla istiyorum, çünkü kendi güvenliğim ve ailemin güvenliği için endişe duyuyorum.” ifadeleriyle cevapladı.

Haberler.com’da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com’un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir