Haber: Esra Nur PERVAN
(TRABZON) – Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, kamuoyunda tartışılan fon ve borsa mağduriyetlerine ilişkin, “Kim almışsa, kim suistimal etmişse, kim buradan gariban dolandırmışsa, hangi partideyse, hangi bürokrasideki mevkideyse, neredeyse, kimse sonuna kadar gidilebilmeli, araştırılabilmeli” dedi.
Ağıralioğlu, partisinin il binasında gazetecilere yaptığı açıklamada, fonda manipülasyon konusuna değinerek, “Kim aldı hisseleri? Kim garibanın alın terinden biriktirdiklerini cebine indirdi? Kim parasını bin katı, iki bin katı, üç bin kat yaparak çıktı? Kim aldığı parayı yurt dışına kaçırdı? Kim bu borsadaki şirketlerin aslında borsaya girmesi mümkün olmayan şirketlerin borsaya girmesine izin verdi? Kim bu süreçte denetim vazifesini yapmadı ihmal etti? Bu ihmale bağlı olarak mağduriyet sürecinde kimler hisselere giriş çıkış yaptı?” sorularını yöneltti.
Eski Bakan Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi ile AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu hakkındaki iddiaları anımsatan Ağıralioğlu, Yazıcı’nın oğlunun hesabına yönelik tedbirin kaldırıldığını belirtti. Ağıralioğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Cumhurbaşkanı, ‘Sonuna kadar gidilecek’ diye bir irade beyan etti. ‘Bu kime değerse değsin’ diye başladıkları süreç yine umarım kapatılmaz. Çok büyük bir paradan bahsediyoruz, 18,5 milyar dolar. Bizim söylenenlerden çıkardığımız rakam. Bir de devletin imkanları elimizde olmadığı için gerçek rakamı bilmiyoruz. Bunun çok daha fazlası olduğunu söyleyen bir takım ekonomi kurmayları var, ekonomistler var. Detaylarının tamamının ortaya çıkmasını istiyoruz. Kim almışsa, kim suistimal etmişse, kim buradan gariban dolandırmışsa, hangi partideyse, hangi bürokrasideki mevkideyse, neredeyse, kimse sonuna kadar gidilebilmeli, araştırılabilmeli.
Adalet Bakanı’nın iradesini kıymetli buluyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı’nın ‘Sonuna kadar gideceğiz’ dediğini takip ediyoruz. Kıymetli bir irade bu. Eğer sonuna kadar giderlerse AK Parti de sistemde arınabilir. Bunu AK Parti’nin muhasebesine dönüştürebilirler.”
“DEVLETİN MEKANİZMALARI NİYE ÇALIŞMAMIŞ?”
Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın konuyla ilgili 10 ay önce uyarıda bulunduğunu ifade eden Ağıralioğlu, “10 ay önce uyarmış olduğu halde bu devletin denetim mekanizmaları niye çalışmamış? Mesela bu uyarıdan sonra ne kadar milletin parası dolandırılmış? Zamanında mesela bu uyarı dikkate alınsaymış zararın ne kadarından kurtulacakmışız? Bunların da hepsini görmek istiyoruz” dedi.
Konunun, uluslararası bir takım fon yönetimlerinin uyarıları üzerine ortaya çıktığını belirten Ağıralioğlu, “Sadece fondan mağduriyet değil, bir de borsada büyük çaplı değer kayıpları var. Bunun da gözden kaçmaması gerekir. Çünkü 30 liradan 40 liradan hisse satıp çıkanlar şimdi 3 liradan 4 liradan hisse toplamaya başladılar. Bir sermaye transferi var” diye konuştu.
Fon ve borsadaki gelişmelerin Türkiye’de 12 milyon kadar kişiyi mağdur ettiğini ifade eden Ağıralioğlu, “Bir de borsada değer kaybeden şirketlere bakınca Türkiye’nin kaybı korkunçtur. Üstüne bir de itibar kaybımız var. Sermaye piyasalarına güven kalmıyor. Dışarıdan para gelsin diye bir dünya düzenleme yapıyorlar. Bunların hepsi, bu yapmaya çalıştıkları işin baltalanması demektir” ifadelerini kullandı.
Hükümetin, konunun üstünü kapatarak yönetmeyi tercih etmemesi gerektiğini söyleyen Ağıralioğlu, bütün detayların sonuna kadar açıklanması, bu işlerden sebeplenenlerin, görevini yapmayanların tek tek açıklanmasını istedi.
“86 MİLYONU DA ZARARI ÜSTLERİNE BORÇ EDEREK, MAĞDUR EDEMEZSİNİZ”
Ağıralioğlu, bir “ikaz ve itirazı” daha bulunduğunu bildirerek, şöyle devam etti:
“Trabzon’da bin sene dursa, borsaya, fona girmeyecek insanlar; yani ortalama vatandaş, fona girmeyen ve borsaya girmeyen vatandaş bu zararların sırtına vurulacağı insanlar değildirler. Şimdi direkt 400 bin kişiyi mağdur etmişsiniz fonda. Borsadan mağduriyete sıra bulmuşsunuz 4-5 milyon kişiyi. 86 milyonu da bu zararı üstlerine borç ederek mağdur edemezsiniz. Kim çalmışsa onlardan alacaksınız. Kimin sebepsiz zenginleşme imkanı olmuşsa onların mallarına ev koyacaksınız. İki kat ceza yazacaksınız, bütün parayı onlardan alacaksınız. Bu kadar derdin tasanın içerisinde bu gariban milletin üstüne bir de bu fon dolandırıcılığının yükünü vuramazsınız kardeşim.”
“İKTİDAR, SEÇMENLE MUKAVELESİNİ BÖYLE YAPMADI”
Yavuz Ağıralioğlu, anayasa çalışmalarının referandumla milletin onayına sunulması gerektiğini belirterek, şunları söyledi:
“Sayın Cumhurbaşkanı Meclis açılışında da anayasayla ilgili bir parantez açtı. Anayasa gündemimizin endişeli tarafında duruyoruz. Sebebi şu; Bu Meclis geçen dönem seçmenle mukavelesini bile çiğnemiş bir iktidarın meclisidir. İktidarın çoğunlukta olduğu bu aritmetik geçen dönem seçmenle mukavelesini böyle yapmamıştır. Geçen seçim, Meclisi oluşturan çoğunluk hükümetin eline hangi politik propagandayla geçmiştir, hatırlayın lütfen. ‘Bize oy verirseniz Öcalan’ın canına okuyacağız. Bize oy verirseniz PKK’lıların canına okuyacağız. Bize oy verirseniz bölücüleri Meclis’e sokmayacağız. Bu muhalefet Öcalan’ı Meclis’e çağıracak. Bunlara nefes aldırmayacağız. Bu PKK’nın siyasi uzantısı var. Bunlarla yürüyenlere bir nefes çektirmeyeceğiz’ dediler.
Geçen dönem Meclis çoğunluğunu milletinizle bu mukaveleyle sağladınız. Şimdi milletinizi yolda bıraktınız. Milletinizi kandırmış oldunuz. Şu anda yaptığınızla geçen seçim yapacağız diye söz verdiğiniz aynı şey değildi. ‘Öcalan’ın canına okuyacağız’ dediniz, Öcalan’a can oldunuz. ‘Öcalan’a kabus olacağız’ dediniz, Öcalan’a umut oldunuz. ‘Bunların başına bela olacağız’ dediniz, milletinizin başına dert oldunuz. Öcalan’a villa yapıyorsunuz. Dolayısıyla geçen seçim milletinizle yaptığınız mukaveleye de bakarak diyorum ki bu Meclis milletini geçen seçim kandırmış bir iktidarın Meclisi’ne dönüşmüş. Bunun için referandum diyoruz. Bunun için milletinize sorun diyoruz. Meclis anayasa mı yapacak? O zaman anayasa yapmayı da içine kattığınız bir seçim süreci yaşamalıyız. Kurucu meclis lazımdır buna.”
Haberler.com’da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com’un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.




