ABD’de ara seçimlerin ardından Kongre’nin her iki kanadı da Demokratlara geçti. NBC News’in projeksiyonuna göre Demokratlar Ocak ayından itibaren Kongre’nin tamamını kontrol edecek.
Seçim öncesinde Demokratların Kongre’yi alabilmesi için Senato’da net 4, Temsilciler Meclisi’nde ise net 3 sandalye kazanması gerekiyordu. Demokratların Temsilciler Meclisi’ndeki zaferi, yerel saatle 22.00’den kısa süre önce önce açıklandı ve partinin en az 51 sandalye kazandığını öngörüldü.
Maine’de Demokrat aday Troy Jackson, görevdeki Cumhuriyetçi Senatör Susan Collins’i geride bıraktı. Iowa’da ise AP’ye göre Demokrat Josh Turek, Cumhuriyetçi Ashley Hinson’ı yenerek kritik bir koltuğu Demokratlara kazandırdı. Washington Post’un aktardığına göre Demokratlar, yüksek fiyatlar ve İran’daki savaş nedeniyle seçmenin hoşnutsuzluğundan yararlanarak Teksas ve Kansas gibi geleneksel olarak Cumhuriyetçi bölgelerde de koltuk kazandı. Kanada yayın kuruluşu CBC’ye göre Trump, son 20 yılda ara seçimlerde Kongre’nin her iki kanadını da kaybeden ilk başkan oldu. Bazı yakın yarışların sonuçları ise henüz netleşmedi.
Seçim gecesi CBS News’e telefonla açıklama yapan Trump, Demokratları tebrik etti. Cumhuriyetçilerin bu kadar çok koltuk kaybetmesinin nedeninin kendisinin oy pusulasında yer almaması olduğunu ileri süren Trump, “Pusulada olsaydım kazanırdık” dedi. Bazı adayların seçmen tarafından sevilmediğini, bazılarının ise kendisinin dostu olmadığını söyleyen Trump, tabanın bu nedenle sandığa gitmediğini savundu.
Muhalefetle birlikte çalışmayı planladığını belirten Trump, aynı açıklamada “tam veto yetkisine” sahip olduğunu hatırlattı. Demokratların kendisiyle çalışmak isteyeceğini öne süren Trump, aksi halde her şeyi veto edeceğini ve Demokratların bunu istemeyeceğini ifade etti.
ABD basınındaki değerlendirmelere göre yeni çoğunluk, Demokratlara Trump’ın yasama gündemini engelleme, yargı adaylarını durdurma ve denetimi artırma imkanı verecek. Demokratlar, hangi yasa tekliflerinin Trump’ın masasına gideceğini de belirleyecek.
ABD Anayasası, bütçe yetkisini yalnızca Kongre’ye veriyor. Demokratlar bu yetkiyi kullanarak Trump’ın öncelikleri için yeni ödenek vermeyi reddedebilir ve tartışmalı uygulama faaliyetlerinin finansmanını engelleyebilir. Kongre, ayrılan paranın nasıl harcanacağına da kısıtlamalar getirebilir. Bu durum özellikle göçmenlere yönelik sınır dışı uygulamaları gibi alanları doğrudan etkileyebilir.
Senato komitelerinin ve gündeminin kontrolü de Demokratlara geçecek. Demokratların Trump’ın yargı adaylarının birçoğunu engellemesi ve olası bir Yüksek Mahkeme boşluğunun doldurulmasını 2028 başkanlık seçiminin sonrasına ertelemeye çalışması bekleniyor.
Trump yönetimindeki yetkililer Kongre celpleriyle karşılaşabilir. Ancak Trump’ın atadığı isimlerin yönettiği Adalet Bakanlığı’nın bu celpleri uygulatmaması nedeniyle yetkililerin celplere uymayabileceği değerlendiriliyor. Trump, Ocak ayında Cumhuriyetçi milletvekillerine yaptığı konuşmada, Demokratlar Kongre’yi alırsa üçüncü kez azil süreciyle karşılaşacağını öne sürmüştü.
Kongre’nin el değiştirmesi Trump’ın tüm yetkilerini sınırlamıyor. Her iki kanattan geçen Demokrat yasa tekliflerinin yürürlüğe girmesi için yine Trump’ın imzası gerekecek. Vetonun aşılabilmesi için ise her iki kanatta üçte iki çoğunluk gerekiyor. The Globalist’te yayımlanan bir analizde de Trump’ın gündemini ciddi ölçüde yavaşlatmak için Senato’da salt çoğunluğun değil 60 oyun gerektiği vurgulandı. Analizde Demokrat kontrolünün Trump’ın yönetim etkinliğini en fazla yüzde 20-30 oranında azaltabileceği öne sürüldü.
Haberler.com’da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com’un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.





