Anasayfa / Son Dakika / Otomotivde Elektrikli ve Hidrojenli Dönüşüm

Otomotivde Elektrikli ve Hidrojenli Dönüşüm

İçten yanmalı motorların bir asrı aşan egemenliği, hava kirliliği ve iklim değişikliği baskısıyla yerini elektrikli otomobillere bırakıyor. Çin ve ABD’de 2000’lerin başında yapılan yatırımlar 2010’lardan itibaren sonuç vermeye başladı. Avrupa’da elektrikli araçların payı yüzde 20’yi geçti; Türkiye’de ilk sekiz ayda yüzde 19’a yaklaştı. Tesla verimlilik ve yazılım, Çinli markalar ürün çeşitliliği ve batarya gücüyle öne çıkarken Avrupalı, Japon ve ABD’li markalar zorlanıyor. AB, Çinli markalara karşı “Made in Europe” gibi çözümler arıyor.

Alternatif yakıt arayışlarında hidrojen yakıt hücresi (FCEV) öne çıkıyor. Bu sistemde hidrojen ve oksijen elektrokimyasal tepkimeye girerek elektrik üretiyor; egzozdan yalnızca su buharı çıkıyor. Toyota bu teknolojiye 1992’de başladı, 2002’de Highlander temelli FCHV’yi sınırlı üretti, 2014’te Mirai’yi tanıttı ve 2020’de yenilenen Mirai’yi Japonya, ABD ve bazı Avrupa ülkelerinde sattı. Hyundai iX35’in FCEV sürümünü geliştirirken Honda ve Mercedes-Benz de hidrojenli araçlar üretti.

Hidrojenli araçların yaygınlaşmasını yüksek maliyet ve yetersiz altyapı engelliyor. Dünyada yaklaşık 1300 dolum tesisi var. Hidrojen 350 bar ve 700 bar gibi çok yüksek basınçlarda taşınıp depolanıyor. AB, TIR’ların yoğun kullandığı güzergahlarda 200 kilometrede bir dolum tesisi kurulmasını kararlaştırdı.

Haberler.com’da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com’un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir