Anasayfa / Ankara / Türk devletleri ortak savunma altyapısı mı kuruyor? Ankara Bildirisi’nde dikkat çeken karar

Türk devletleri ortak savunma altyapısı mı kuruyor? Ankara Bildirisi’nde dikkat çeken karar

Türk Devletleri Teşkilatı’nın Ankara’da düzenlenen 13. Zirvesi’nde kabul edilen 163 maddelik sonuç bildirisi, savunma ve güvenlik alanında yeni bir dönemin işaretlerini verdi. Türkiye’de ortak Savunma Sanayii Koleji kurulması seçeneğinin araştırılması ve Siber Güvenlik Konseyi oluşturulmasına yönelik çalışmaların hızlandırılması kararlaştırıldı. Peki Türk devletleri, ekonomik ve kültürel işbirliğinin ötesine geçerek ortak bir savunma altyapısı mı oluşturuyor?

Ankara Bildirisi’nde savunma alanında dikkat çeken ayrıntı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ev sahipliğinde 30 Ekim’de Ankara’da gerçekleştirilen Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) 13. Zirvesi’nin ardından 163 maddelik Ankara Bildirisi kabul edildi.

Bildiride ekonomi, ticaret, enerji ve ulaştırmanın yanı sıra savunma sanayii ve güvenlik alanındaki işbirliğinin geliştirilmesine ilişkin hedefler de yer aldı.

En dikkat çekici başlıklardan biri, Türkiye’nin ev sahipliğinde TDT Savunma Sanayii Koleji kurulması imkânının araştırılması oldu.

Henüz kuruluş kararı alınmamış olsa da bu girişim, üye ülkelerin savunma sanayii alanında bilgi birikimlerini, uzmanlıklarını ve eğitim kapasitelerini ortak bir kurumsal yapı altında geliştirmelerine imkân sağlayabilecek.

Savunmada yalnızca işbirliği değil, ortak üretim hedefi

Cumhurbaşkanı Erdoğan da zirvede yaptığı konuşmada Türk devletleri arasındaki güvenlik işbirliğinin önemine dikkat çekti.

Erdoğan, savunma sanayisindeki tecrübelerin bir araya getirilmesi, yerli ve millî teknolojilerin geliştirilmesi ve müşterek üretim kapasitesinin artırılması gerektiğini vurguladı.

Bu yaklaşım, Türk devletleri arasında yalnızca savunma ürünlerinin alım satımına dayanan ilişkilerin ötesine geçilerek teknoloji geliştirme ve üretim süreçlerinde daha yakın işbirliği kurulabileceğine işaret ediyor.

Türkiye’nin insansız hava araçları, elektronik harp sistemleri, haberleşme teknolojileri ve savunma elektroniği alanındaki birikimi, olası ortak projeler bakımından önem taşıyor.

Ancak bildiride belirli bir silah sisteminin ortak üretimine ilişkin bağlayıcı bir karar açıklanmış değil.

Siber güvenlikte ortak hareket etme hazırlığı

Ankara Bildirisi’nin bir diğer önemli başlığı ise siber güvenlik oldu.

Türk devletleri arasında Siber Güvenlik Konseyi oluşturulmasına yönelik istişarelerin hızlandırılması hedefi, dijital tehditlere karşı daha kurumsal bir işbirliği mekanizması kurulması açısından dikkat çekiyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan da zirvede siber güvenliğin kara, hava ve deniz güvenliği kadar hayati olduğunu belirterek siber güvenlik ve siber işbirliği mutabakatının kısa sürede imzalanmasını beklediklerini ifade etti.

Olası bir ortak yapı, siber tehditler konusunda bilgi paylaşımı, uzman eğitimi ve ortak müdahale kapasitesinin geliştirilmesi gibi alanlarda yeni işbirliklerinin önünü açabilir.

Türk Devletleri Teşkilatı bir güvenlik örgütüne mi dönüşüyor?

Ankara Zirvesi’nde ortaya çıkan tablo, Türk Devletleri Teşkilatı’nın faaliyet alanının kültür, ekonomi ve diplomasiyle sınırlı kalmayıp savunma teknolojileri ve güvenlik alanlarında da genişlediğini gösteriyor.

Ancak bu gelişmeler, teşkilatın NATO benzeri bir askerî ittifaka dönüştüğü anlamına gelmiyor.

NATO’nun temelinde, üyelerden birine yönelik silahlı saldırının ortak savunma kapsamında ele alınmasını öngören bir antlaşma hükmü bulunuyor. Türk Devletleri Teşkilatı’nın Ankara Bildirisi’nde ise böyle bir kolektif savunma yükümlülüğü ilan edilmedi.

Bu nedenle zirvenin asıl önemi, ortak bir ordu kurulmasından ziyade savunma sanayii, eğitim, teknoloji ve siber güvenlik alanlarında kurumsal işbirliği zemininin güçlendirilmesi olarak değerlendiriliyor.

Türkiye yeni savunma işbirliğinin merkezi olabilir mi?

Savunma Sanayii Koleji’nin Türkiye’de kurulması seçeneği, Ankara’nın Türk dünyasındaki savunma sanayii işbirliğinde daha merkezi bir rol üstlenebileceğine işaret ediyor.

Türkiye’nin savunma sanayiindeki üretim ve teknoloji kapasitesi ile Orta Asya ülkelerinin farklı güvenlik ihtiyaçlarının bir araya gelmesi, ilerleyen dönemde ortak eğitim ve teknoloji projelerinin geliştirilmesine zemin hazırlayabilir.

Bununla birlikte kolejin kuruluş takvimi, finansmanı, katılımcı ülkeleri ve eğitim modeli henüz açıklanmadı.

Ankara Zirvesi’nin ardından ortaya çıkan temel soru ise şu: Türk devletleri, savunma ürünleri satın alan ve satan ülkeler olmaktan çıkarak ortak teknoloji geliştiren, uzman yetiştiren ve güvenlik alanında kurumsal işbirliği yapan yeni bir yapıya dönüşebilecek mi?

163 maddelik Ankara Bildirisi bu soruya henüz kesin bir yanıt vermiyor. Ancak savunma sanayii koleji ve siber güvenlik konseyi girişimleri, Türk dünyasında güvenlik işbirliğinin geleceği açısından dikkat çekici bir başlangıç olarak öne çıkıyor.

Haberler.com’da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com’un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir