(ANKARA) – Eğitim-İş, Milli Eğitim Bakanlığının ortaokul ve liselerde 16 branşı kapsayacak “Ortak Yazılı Sınav Sistemi” uygulamasına tepki gösterdi. Sendika, sistemin öğretmenlerin ölçme değerlendirme sürecindeki yetkisini daralttığını, eğitimdeki eşitsizlikleri göz ardı ettiğini ve öğretmenin iş yükünü artırdığını savundu.
Eğitim-İş Genel Merkezi’nden yapılan yazılı açıklamada, “Ortak Yazılı Sınav Sistemi”ne ilişkin eleştirilerde bulunuldu. Açıklamada, şu ifadelere yer veirldi:
“Milli Eğitim Bakanlığı, öğretmenin tüm yaşamını kuşatan sorunlarına çözüm üretmek yerine, öğretmenin mesleki özerkliğini yok sayan, eğitim ve ölçme-değerlendirme sürecini merkezileştiren antidemokratik uygulamalarına devam ediyor. Bakanlık, ‘yaptım oldu’ anlayışıyla hayata geçirdiği uygulamalarla önce karar vermeyi, sonra duyurmayı, en son da sahadaki öğretmenden itaat beklemeyi alışkanlık haline getirmiştir. MEB, birinci dönem yazılı sınavlarına günler kala “Ortak Yazılı Sınav Sistemi” uygulamasını duyurdu. Yapılan duyuruya göre ortaokul ve liselerde 16 branşı kapsayan sistem, sınav sorularını merkezi bir soru havuzuna bağlayacak.
Bir kez daha eğitim sürecinin asıl öznesi olan öğretmenler, kendilerine doğrudan ilgilendiren bir değişikliği haberlerden öğrenmiştir. Ölçme-değerlendirme sürecini standartlaştırmak ve öğrencilerin eksikliklerini tespit etmek gibi gerekçelerle duyurulan ve tepeden inme biçimde yürürlüğe konan sistem; öğretmenin ölçme-değerlendirme sürecindeki yetkisini kısıtlayan, eğitimdeki mevcut eşitsizlikleri göz ardı ederek derinleştiren ve öğretmenin iş yükünü artıran yeni bir dayatmadır. Yeni sistemde yazılı sınavın yalnızca iki sorusu zümre öğretmenlerince hazırlanacak, geri kalan sorular Bakanlığın dijital soru havuzundan otomatik olarak seçilecektir.
Öğretmenin anlattığı dersin sınav sorusunu Bakanlık soracaktır. Öğretmen, Bakanlığın ideolojik ve merkezi talimatlarını sınıfa taşıyan bir aracı değildir. Öğretmen, öğrencisini tanıyan, öğrenme süreçlerini gözlemleyen ve planlayan, ölçme-değerlendirme araçlarını öğrencilerinin ihtiyaçlarına göre hazırlayan kişidir. Ölçme-değerlendirme süreci eğitimin olmazsa olmazıdır ve öğretme sürecinden koparılamaz. Müfredattan ders kitaplarına kadar her alanda söz hakkı kısılan öğretmenin elinden şimdi de öğrencisine soracağı soruyu hazırlama yetkisi alınmaktadır. Öğretme ve ölçme süreci teknik bir işleme indirgenemez.”
Haberler.com’da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com’un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.




