Anasayfa / Ekonomi / Kaskosu olmayanlar üzülmesin! Sel hasarı için tazminat yolu

Kaskosu olmayanlar üzülmesin! Sel hasarı için tazminat yolu

İstanbul’da etkili olan şiddetli yağışlar, kent genelinde çok sayıda ev, iş yeri ve otomobilde büyük hasara neden oldu. Sel sularında sürüklenen ve tamamen suya gömülen araçların bir kısmı kullanılamaz hale gelirken kaporta, elektronik ve mekanik sistemlerinde ağır hasar oluşan bazı otomobillerin perte ayrılması bekleniyor.

Hasarlı araçların onarım masraflarının nasıl karşılanacağı ise araç sahiplerinin kasko poliçelerine ve hasarın oluşma nedenine göre değişiyor. Kaskosu bulunan vatandaşlar sigorta şirketlerine başvurabilirken kaskosu olmayanlar için de hukuki yollar bulunuyor.

NTV’de yer alan habere göre araç sahiplerinin öncelikle kasko poliçelerini inceleyerek sel ve su baskını teminatının bulunup bulunmadığını kontrol etmesi gerekiyor.

Kasko sigortaları dar kasko, standart kasko, genişletilmiş kasko ve tam kasko olmak üzere dört farklı kapsamda sunuluyor. Ancak sel nedeniyle oluşan zararların sigorta tarafından karşılanıp karşılanmayacağı, poliçede yer alan teminatlara bağlı olarak belirleniyor. Sel ve su baskını teminatı bulunan araç sahipleri, hasarlarının karşılanması için sigorta şirketlerine başvurabiliyor.

Sel nedeniyle otomobili zarar gören vatandaşların sigorta şirketlerine mümkün olan en kısa sürede başvurması önem taşıyor. Kasko hasarlarında genel olarak beş iş günü içinde bildirim yapılması gerekiyor. Başvurunun ardından ekspertiz incelemesi başlatılarak araçtaki hasarın boyutu belirleniyor.

Yapılacak incelemelerde otomobilin onarılıp onarılamayacağı tespit ediliyor. Tamiri mümkün olan araçlar için onarım süreci başlatılırken ağır hasarlı araçlar için poliçe koşullarına göre pert işlemleri ve tazminat ödemeleri gündeme geliyor.

Uzmanlar, sel sularına maruz kalan araçların kesinlikle çalıştırılmaya çalışılmaması gerektiği konusunda uyarıyor.

Su baskınına uğrayan bir otomobilin motorunu çalıştırmak, mevcut hasarın çok daha ciddi boyutlara ulaşmasına neden olabiliyor.

Özellikle motorun piston yuvalarına su girmesi durumunda ciddi mekanik arızalar meydana gelebiliyor. Bu durumda motorun sökülerek revize edilmesi veya tamamen değiştirilmesi gerekebiliyor.

Yetkili servislerde komple motor değişiminin maliyeti, aracın modeline bağlı olarak 600 bin lirayı aşabiliyor.

Bu nedenle selde kalan araçların marşına basılmaması ve çekici yardımıyla yetkili ya da özel servislere götürülmesi gerekiyor.

Sel sularına maruz kalan elektrikli araçlarda ise yüksek voltajlı batarya sistemleri nedeniyle ek güvenlik riskleri oluşabiliyor.

Bu araçlarda elektrik kaçağı ve akıma kapılma ihtimaline karşı dikkatli olunması gerekiyor. Su altında kalan elektrikli otomobillere müdahalenin uzman ekipler tarafından yapılması ve araçların güvenli biçimde servise taşınması önem taşıyor.

Sel felaketinde aracı zarar gören ancak kaskosu bulunmayan vatandaşlar için de tazminat talep etme imkânı bulunuyor.

Kaskosu olmayan veya mevcut poliçesinde sel ve su baskını teminatı yer almayan araç sahipleri, meydana gelen zararın altyapı eksikliğinden ya da gerekli önlemlerin alınmamasından kaynaklandığını düşünmeleri halinde ilgili kamu idaresine başvurabiliyor.

Bu başvurularda zararın oluşmasında kamu hizmetinin gerektiği gibi yerine getirilmemesinin etkili olduğu gerekçesiyle “hizmet kusuru” iddiası gündeme geliyor.

Sel nedeniyle oluşan araç hasarlarının giderilmesi için ilgili belediye veya sorumlu kamu kurumuna karşı hukuki süreç başlatılabiliyor.

Özellikle yağmur suyu tahliye sistemlerinin yetersiz kalması, altyapı eksiklikleri veya gerekli tedbirlerin alınmaması nedeniyle meydana gelen zararlarda idarenin sorumluluğu tartışılabiliyor.

Ancak araç sahiplerinin tazminat alabilmesi için yalnızca sel nedeniyle zarar görmüş olması yeterli değil. Zararın meydana gelmesinde ilgili idarenin hizmet kusurunun bulunduğunun ve bu kusur ile hasar arasında bağlantı olduğunun ortaya konulması gerekiyor.

Kaskosu bulunmayan araç sahipleri, zararlarının karşılanması amacıyla sorumlu olduğunu düşündükleri idareye başvurarak tazminat talebinde bulunabiliyor.

Başvurudan sonuç alınamaması halinde ise yasal süreler içerisinde idari yargıda tam yargı davası açılması mümkün olabiliyor.

Bu davalarda mahkeme, altyapı hizmetlerinin yeterliliğini, ilgili kurumların sorumluluğunu ve zararın oluşma koşullarını değerlendiriyor.

Hizmet kusurunun tespit edilmesi halinde araç sahiplerinin zararlarının tazminine karar verilebiliyor. Ancak hukuki süreçlerin uzun sürebileceği ve her başvurunun mutlaka tazminatla sonuçlanmayacağı belirtiliyor.

Sel nedeniyle aracı hasar gören vatandaşların, zararlarını belgelemeleri ve sigorta ya da hukuki başvuru süreçlerinde süre kaybı yaşamamaları önem taşıyor.

Haberler.com’da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com’un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir