UĞUR ASLANHAN / MÜCAHİT ENES SEVİNÇ – Türkiye’de saat pazarı hacminin yılda 1,5 milyar dolar civarında olduğu tahmin edilirken, yıllık satış adedi 8 milyonu buluyor.
AA muhabirinin 10 Ekim Dünya Saatçilik Günü dolayısıyla Tüm Saatçi İş Adamları Derneği (TÜSAD) verilerinden derlediği bilgilere göre, 2023’te 1,37 milyar dolara ulaşan Türkiye saat pazarının 2025 itibarıyla 1,5 milyar doları bulduğu, yıllık satış adedinin 8 milyon civarında olduğu tahmin ediliyor.
Türkiye’nin saat ithalatı 2025’te bir önceki yıla göre yüzde 14,7 artarak 525,4 milyon dolara ulaşırken, söz konusu rakamın bu yıl sonu itibarıyla 600 milyon dolar civarında gerçekleşmesi bekleniyor.
İthal edilen saat miktarı 2025’te yıllık bazda yüzde 1,5 artarak 7,57 milyon adede ulaşırken, ithalatın değer bazında yüzde 71,3’ünü, adet bazında ise yüzde 6,8’ini İsviçre’den yapılan alımlar oluşturdu.
Söz konusu dönemde saat ihracatı da 41,4 milyon dolara yükselirken, ihraç edilen saat miktarı 349 bin 608 adet oldu.
“Türkiye, saat açısından iyi pazarlar arasında”
Tüm Saatçi İş Adamları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Aydın, AA muhabirine, Türkiye’nin çok dinamik bir saat pazarına sahip olduğunu belirterek, saatin oldukça rağbet gördüğünü söyledi.
Hem erkeklerin hem de kadınların saate ilgi duyduğunu anlatan Aydın, “Hediye anlamında da ciddi ilgi var. Artık her markanın bir hikayesi de olduğu için bu hikayeyle birlikte saatler epey rağbet görüyor. Bu nedenle Türkiye iyi pazarlardan bir tanesi.” diye konuştu.
Aydın, saat üretiminin ciddi tecrübe gerektirdiğini, özellikle İsviçre ve Japonya gibi ülkelerin bu alanda öne çıktığını kaydederek, Türkiye’de yerli saat üretiminin yok denecek kadar az olduğunu anlattı.
“Türkiye saat pazarı hacmi 1,5 milyar dolar civarında”
Ahmet Aydın, Türkiye’deki yıllık saat satışlarına değinerek, “2025’te Türkiye saat pazarı hacminin 1,5 milyar dolar civarında olduğunu söyleyebiliriz. 2028’de 2,35 milyar dolarlara çıkacağı tahmin ediliyor.” dedi.
Türkiye’de bir yılda 7,5-8 milyon saat satıldığını dile getiren Aydın, bunların genellikle İsviçre, Çin, Japonya ve Almanya gibi ülkelerden ithal edildiğini söyledi.
Aydın, ülkede saat sektöründe 8 bin civarında saat satış ve tamir mağazası bulunduğunu kaydederek, İstanbul, İzmir, Ankara, Antalya, Adana ve Bursa gibi büyük illerde pahalı saatlerin daha fazla talep gördüğünü, özellikle İsviçre ve Japonya menşeli saatlerin yüksek fiyatlı olduğunu anlattı.
Dünyanın önemli saat markalarının Türkiye’de mağaza açmaya veya buradaki distribütörlerle çalışmaya devam ettiğini dile getiren Aydın, Dış Ticarette Risk Esaslı Kontrol Sistemi (TAREKS) Ürün Güvenliği Denetimleri’nin hızlandırılması çağrısında bulundu.
“Saat talebinde eski markalara dönüş var”
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Gözlükçülük ve Saatçilik Meslek Komitesi Meclis Üyesi Çağrı Gündoğdu da son dönemde Türk tüketicilerin taleplerinde öne çıkan eğilimlere değinerek, şunları kaydetti:
“Şu anda gündemde aslında iki temel konu var. Bir tanesi eski markalara dönüş var, yani vintage dediğimiz. Dünyada teknolojisi eski olup talebi büyük olan tek sektör saat sektörü. Mesela bir daktiloya bu anlamda talep belki eskiler kadar olmayabilir ama saatlerde eskiye rağbet çok fazla.
İkinci konu da mikro markalar. Mikro markalar yenilikçi ve inovatif yönleriyle fark yaratmayı başarıyor. Bu noktada geleneksel markaları aslında yenilikçi olmaya biraz daha özendirmek gerekiyor. Çünkü mikro markalar bu boşluğu görerek ortaya çıktı. Daha küçük atölyelerde, daha yenilikçi, farklı tasarım ürünlerle ve mekanik ağırlıklı koleksiyonlarla öne çıkıyorlar.”
“Dünya Saatçilik Günü fikri Türkiye’den ortaya çıktı”
Çağrı Gündoğdu, 10 Ekim Dünya Saatçilik Günü’ne ilişkin olarak da şu ifadeleri kullandı:
“Bu, bizi çok heyecanlandıran bir konu. İlk defa 10 Ekim 2024’te bu fikri ortaya attık. Türkiye’den, İstanbul’dan ortaya çıktı. 2025’in 10 Ekim’inde ilk defa kutladık. Şimdi ikinciyi kutluyoruz. Saatçilerin bir günü yoktu. ‘Neden olmasın?’ diye düşündük ve 10’uncu ayın 10’u aklımıza geldi. Çünkü saatçilikte 10’u 10 geçe diye bir realite vardır. Saatler genellikle 10’u 10 geçede görünür hep.
İnternetten de bir saat görseli arattığınızda muhtemelen 10’u 10 geçe olarak göreceksiniz. Bunun nedeni estetik olarak çok iyi görünmesi. Bir taraftan da saatin ekranında, kadranında marka, model, takvim gibi veya farklı teknik özellikler olabiliyor. 10’u 10 geçedeyken çok iyi bir görüntü yakalanıyor. Bu anlamda 10’u 10 geçeyi yani 10’uncu ayın 10’unu düşündük ve bu şekilde rağbet gördü.”
Gündoğdu, dünyanın en önemli saat üreticisi olan İsviçre’nin de bu günü kabul ettiğini kaydederek, “Geçtiğimiz yıl İsviçre başta olmak üzere ABD ve farklı Avrupa ülkeleri gibi 15 civarında ülkede saatçilik günü farklı etkinliklerle, sergilerle ve panellerle kutlandı. İsviçre’de World Watch Day diye bir platform kuruldu. İsviçre Saat Federasyonu ve sektörün diğer önemli kuruluşları buna destek verdi.” diye konuştu.
İlk yıl İTO’da çeşitli etkinlikler organize ettiklerini anımsatan Gündoğdu, “10 Ekim Dünya Saatçilik Günü’nün kültürel mirasa dönüşmesi ve UNESCO takvimine girmesi için girişimlerimiz devam ediyor. Bu, bir anda olan bir şey değil. UNESCO ve diğer kuruluşlara yazılar gönderdik. Prosedürlerin ardından değerlendirileceği söylendi.” dedi.
İstanbul’da saatçilik lisesi açılması hedefleniyor
Gündoğdu, bundan sonraki süreçte de sektöre değer katacak yeni fikirler üretmeye devam edeceklerini belirterek, sözlerini şöyle tamamladı:
“Türkiye’de saatçilik eğitimi alanında Bursa’da lise düzeyinde bir okul açmayı da başardık. Bu okulun saatçilik öğrencileri var. Oraya destek vererek, belki de ileriki dönemde İstanbul’da bir okul açılışını başararak saatçiliğe güç katmaya gayret edeceğiz. Bu alanda eğitimleri İsviçre’deki önemli okullar çok iyi veriyor. Bursa’daki okulumuzda okuyanlar arasında kız öğrencilerimiz de var. Orada saatçiliğin teknik boyutunu öğreniyorlar. Yine üniversitelerde 2 yıllık teknik mesleki bölümler açılabilir. Bu şekilde saat sektörüne teknisyen ve servis çalışanı yetiştirmeye, bu işe meraklı arkadaşlara yön vermeye çalışıyoruz.”
Haberler.com’da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com’un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.



