(TBMM) – YENİ Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale, TBMM Genel Kurulu’nda Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a fon kriziyle ilgili “Sizin kabinenizde kendi adına değil ama babası adına fona para yatırıp 470 milyonunu 830 milyon yapmış bir bakan var mıdır?” diye sorarken, mevcut kabinedeki bir bakanın fon krizi öncesinde 170 milyon lirayla fondan çıkıp çıkmadığını ve Yılmaz’ın Özel Kalem Müdürü Fatih Kılınç’ın fonda parasının bulunup bulunmadığını da sordu.
TBMM Genel Kurulu’nda, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın kamuoyunda “fon krizi” olarak bilinen sermaye piyasalarındaki gelişmelere ilişkin bilgilendirmesinin ardından siyasi parti grupları söz aldı.
YENİ Parti Grubu adına konuşan Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, Yılmaz’ın konuşmasının piyasaya güven vermesi gerektiğini ancak konuşma sırasında borsanın düştüğünü gösteren grafikleri göstererek “Şimdi Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcısı buraya geldi, Meclis’i bilgilendiriyor, aslında toplumu ve milleti bilgilendiriyor. Bunun her halükarda birinci amacı insanlara, halka, piyasaya bir güven vermek. Ama Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımız, siz konuşmaya başladınız, ben borsaya baktım. Siz 14.00’te konuşmaya başladınız, 14.15’e kadar borsa düştü.Güven vermiyorsunuz ama şahsınız değil bu. Bu sistem güven vermiyor. Bu yaratılan kara düzen güven vermiyor” dedi.
Yılmaz’ın konuşmasındaki “Cumhurbaşkanımızın talimatıyla” ifadesine tepki gösteren Başarır, hukuk devletinde bu ifadenin kullanılmaması gerektiğini belirterek “Şimdi, aslında konuşmanızda bir cümleyle her şeyi özetlediniz. Asrın yolsuzluğu olmuş. Binlerce mağdur var. Milyarlarca parayı birileri cebine, bankaya, yurt dışına götürmüş, koymuş. ve parti sözcümüz bu rezaleti ortaya çıkardıktan sonra da yargı sizden harekete geçti. Ama bir şey söylediniz bakın, beni çok üzdü: ‘Cumhurbaşkanımızın talimatıyla…’ Bir hukuk devletinde böyle bir cümle olabilir mi?” ifadelerini kullandı.
Başarır, fon krizinde para yatıran, çeken ve yurt dışına götüren kişilerle ilgili Meclis’e bilgi verilmesini istedi. Başarır, “Şu anda sizin, buraya para yatıranlar, bu parayı çekenler, bu parayı yurt dışına kaçıranlarla ilgili elinizde net bilgi var mı? Neden efendim, Meclis’e söylemiyorsunuz bu parayı kim aldı, kim kimden aldı, kim yurt dışına götürdü? ya bunu bilmek istiyoruz biz” dedi.
“TÜRKİYE’DEKİ SORUN DENETİMDİR“
Araştırma komisyonu kurulması gerektiğini belirterek denetim kurumlarının bağımsızlığını sorgulayan Başarır, “MASAK bağımsız mı? Bankacılık Düzenleme Kurumu bağımsız mı? Sonra soruyorum: Borsa… Bunun denetimini kim yapıyor?” diye tepki gösterdi.
Başarır, fon krizinde 16-17 Eylül tarihlerinde fondan para çıkaranların açıklanmasını isteyerek, “600 kişi parayı çalmış, 227 milyar göz göre göre gitmiş. Kim bunlar? Neymiş? Ticari sır! Dolandırıcının ticari sırrı mı olur ya? Hırsızın, vurguncunun ticari sırrı mı olur ya? Dolandırıcının milyarları ticari sır” diye konuştu.
“İSTİFA EDEN YOK, HESAP VEREN YOK“
Başarır, geçmişteki finansal gelişmelere atıfta bulunarak istifa çağrısında bulunarak “’80’de Sayın Özal, Kastelli o büyük finans vurgunu olduğunda -Cengiz ağabey, Cengiz Çandar bilir, Sayın Cengiz Çandar- başbakanlıkta istifa etmişti, değil mi Sayın Turgut Özal? Çünkü o kurumun başındaydı. Belki o duruş onu başbakan yaptı. Şimdi istifa eden yok! Şimdi istifa eden yok! Hesap veren yok, hesap soran yok!” dedi.
Başarır, fon krizinde paraların iade edilmesinin aklanma anlamına gelmemesi gerektiğini de söyledi.
“Fatma Hanım 2.2 milyarı bir zahmet iade edecekmiş. Ama faizsiz haliyle ya! Helal! Helal faizsiz! Canım abim, helal” diyen Başarır, savcılık yazısında Fatma Betül Sayan Kaya için “şüpheli” ifadesinin kullanılmadığını vurgulayarak “İki şey vardır: ya mağdur olursun ya şüpheli olursun” diye tepki gösterdi.
ÖZLALE: BUNA PİYASA RİSKİ D İ YEMEYİZ , ‘ AK PARTİ RİSKİ ‘ DERİZ
YENİ Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale de fon krizinin sorumlularının TBMM’de açıklanması gerektiğini belirterek, “Şimdi bize düşen nedir? Bu milletin iradesinin tecelli ettiği Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bu 21. yüzyılın en büyük soygunlarından bir tanesi olan bu fon vurgununun sorumlularını açıklamaktır” dedi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’ın serbest fon sahiplerinin risk aldıkları ve zararlarının tazmin edilemeyeceğine ilişkin sözlerine tepki gösteren Özlale, “Normal şartlarda gerçekten de bir piyasa riski varsa ve siz bu riski almışsanız o zaman doğrudur. Yatırımcı bir risk almıştır, onun zararı tazmin edilmez. Fakat buradaki risk nedir Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcısı?” diye sordu.
Özlale, bazı yatırımcıların Cumhurbaşkanlığı’nda görev yapmış kişilerin isimlerine güvenerek fonlara yatırım yaptığını savunarak, “Buna piyasa riski diyemeyiz. Buna tamamıyla ‘AK Parti riski’ deriz” ifadelerini kullandı.
“‘BU YOLSUZLUK ÖNLENEBİLİRDİ’“
Dönemin İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek’in sermaye piyasasında ve Borsa İstanbul’da piyasa manipülasyonu tespit edildiğine ilişkin sözlerini hatırlatarak, soruşturmanın neden yapılmadığını soran Özlale, “Bu ülkede İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı, şimdinin Adalet Bakanı ve Sayın Mehmet Şimşek’in iradesinin üzerinde kim vardır da bu soruşturmanın yapılmasına şu ana kadar izin verilmeyip 455 bin kişinin mağdur edilmesine yol açmıştır? Kimdir bu kişi?” diye konuştu.
Siyasi Etik Kanunu’nun çıkarılmamasını da eleştiren Özlale, “Bu yolsuzluk, bu asrın vurgunu yeniden önlenebilirdi. Eğer siz Siyasi Etik Kanunu’nu bu Meclis koridorlarında kaybetmeseydiniz, onu sürüncemede bırakmasaydınız bu yolsuzluk yine önlenebilirdi” dedi.
“ FATMA BETÜL SAYAN KAYA YALNIZ MIDIR?“
Özlale, konuşmasının devamında Fatma Betül Sayan Kaya’nın açıklamalarına değinerek şu ifadeleri kulandı:
“Dedi ki, ‘Ben bu işin suç olduğunu bilseydim hiç kendi adımı kullanır mıydım?’ Buradan da ben şunu anlıyorum: Demek ki birileri kendi adını kullanmadan bu işleri yapmışlar. Öyle değil mi?”
Özlale, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a bazı iddiaları hatırlatarak sorular yöneltti:
“Fatma Betül Sayan Kaya yalnız mıdır? Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcısı, sizin kabinenizde kendi adına değil ama babası adına fona para yatırıp 470 milyonunu 830 milyon yapmış bir bakan var mıdır? Siz bu soruya cevap verin” dedi.
Özlale, mevcut kabinedeki bakanlardan birinin fon krizi patlamadan önce 170 milyon lirayla fondan çıkıp çıkmadığını ve Cevdet Yılmaz’ın Özel Kalem Müdürü Fatih Kılınç’ın kapalı fonda parasının olup olmadığını da sordu.
“Bu soruların cevabını almadan bu konuyu biz kapatamayız arkadaşlar” diyen Özlale, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Nihat Zeybekci’nin de para piyasası fonunda yatırımının bulunduğunu belirtti.
Özlale, “AK Parti’nin ekonomiden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı bizlere, sanayiciye, iş insanlarına ‘Türk sanayisine güvenin’ derken 250 milyon lirasını tamamıyla spekülatif kazanç üzerine kurulmuş para piyasası fonunun üzerinde değerlendirmiş. ve bizden de şimdi siz Nihat Zeybekci’nin ve AK Parti’nin ekonomi kadrosunun dediklerine inanmamızı, inanmamızı mı bekliyorsunuz? Var mı böyle bir şey?” ifadelerini kullandı.
Özlale, konuşmasının sonunda AK Parti Grubuna fon vurgunuyla ilgili araştırma önergesinin kabul edilmesi çağrısında bulunarak şöyle konuştu:
“Burada somut size isimler verdik. Bakanların isimlerini verdik, bürokratların isimlerini verdik. Gelin bunları hep beraber Türkiye Büyük Millet Meclisinde araştıralım. Hiçbir ödeme, yapılacak olan bu fon vurgununu yapanların yaptığı hiçbir ödeme sorumluluk affına lütfen dönüşmesin. Devletin adabına uygun davranalım ve haksız kazançları tövbe kapısı açmış gibi bir kuruma dönüştürmeyelim. Haksız kazançları cezalandıralım. Aynı zamanda iadeyi bir aklanma belgesi olarak kabul etmeyelim.”
Fon krizinin vatandaşın devlete duyduğu güveni de etkilediğini savunan Özlale, “Burada sadece kaybolan şey 21-22 milyar dolar değildir. Burada sadece kaybolan şey borsadaki şirketlerin hisse senedi fiyatları, değerleri değildir. Burada kaybolan şey vatandaşın devlete itibarıdır. Vatandaşın devlete duyduğu güvendir” diye konuştu.
Özlale, vatandaşlara da çağrıda bulunarak, “Burada yaklaşık 455 bin kişi aileleriyle beraber 2-2,5 milyon kişi mağdur olmuştur. Burada mağdur olmayan kişiler lütfen ‘ben mağdur değilim’ demesinler. Çünkü denetimsiz bir düzen bir gün sizin birikiminizi, işinizin geleceğini, çocuğunuzun hayatını da bozabilir. Sebep bu yönetim sistemidir. Sebep tamamıyla keyfilik üzerine kurulmuş, eğer AK Partiliyseniz size her türlü usulsüzlüğü, yolsuzluğu yapıp oradan da elinizi, kolunuzu sallama lüksü veren yönetim sistemidir. Yani sonuç buradaki insanlardır, bu dolandırıcılardır; sebepse bu ucube yönetim sistemidir” ifadelerini kullandı.
Son olarak Selçuk Bayraktar’a yönelik çağrıda bulunan Özlale, Bayraktar’ın gençlere ilişkin sözlerine katıldığını belirterek “Kendisine yakışan şeyin hazır 2026’da kurduğu para piyasası fonunu kapatıp yeniden en iyi yaptığı şey olan savunma sanayine dönmek olduğunu söylüyorum” dedi.
Haberler.com’da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com’un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.



